1 Mayıs Alın Teri Dökenlerin Bayramı

0
179

1 Mayıs; Herkes yatağında uyurken gece vardiyasında çalışanların bayramı, 1 Mayıs; Maden ocaklarında göçük altında kalanların bayramı, 1 Mayıs; Elleri soğuktan yarılıp kanayanların bayramı, 1 Mayıs; 40 derece sıcaklıkta tarlada çalışırken sıcaktan kavrulanların bayramı, 1Mayıs; Fabrikada çalışırken parmağını makineye kaptıranların bayramı…
 
1 Mayıs; Emek sömürücülerinin, Hak yiyicilerin, Vicdan yoksunlarının, Alın teri üzerinden cüzdan şişirenlerin bayramı asla DEĞİL…

1 Mayıs’ın Hikayesi

 Mayıs dil, din, ırk, cinsiyet farkı gözetmeden bütün dünya işçilerinin ortak mücadelesini ve dayanışmasını simgeleyen bir gündür. 1 Mayıs Emeğin Bayramı Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanmaktadır. 1800’lü yıllarda işçiler günümüzdekine kıyasla çok zor şartlarda çalışıyorlardı. İşçilerin hayatı zorunlu ihtiyaçlar dışında sadece çalışmaktan ibaretti. Dolayısıyla işçiler çok yıpranıyor, kendilerini geliştirecek etkinliklerde bulunamıyor ve aileleriyle vakit geçiremiyorlardı. Günlük çalışma süreleri 16 saati buluyor ve işçiler bu ağır koşulları kaldıramadıkları için genç yaşta yatalak oluyorlar ve daha da önemlisi yaşama veda ediyorlardı.

Bu koşullara daha fazla dayanamayan işçiler örgütlenmeye başladılar. Grevler düzenlediler, gösteriler yaptılar ve bu mücadelelerinin sonunda gittikçe hak kazanmaya başladılar. 1850’li yıllara gelindiğinde ABD ve İngiltere’de çalışma sürelerini 10 saate düşüren yasayı kabul ettirdiler. Fakat bu yeterli değildi. 1860’lı yıllarda ABD’de günlük çalışma süresi 8 saate indirildi ki bu ideal bir süreydi. Zamanla birçok ülkede çalışma süresi 8 saate indirildi.
1 Mayıs 1886 tarihinde ABD’de 8 saatlik çalışma süresinin yasalaşması için 1o’dan fazla kentte 350 bin işçinin katıldığı gösteriler yapıldı. Milwaukee kentindeki gösterilerde polisin ateş açması sonucu 9 işçi hayatını kaybetti. Fakat gösteriler sonucu çoğu işyeri 10 saatlik süreyi 8 saate indirdi. Böylece 1 Mayısın, işçilerin Uluslar arası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kutlanmasına esas olan olaylar başlamış oldu. İşçilerin bu dayanışması ve direnişi gösteriyor ki: Hak verilmez, hak alınır.